Dr. Servet AVŞAR’ IN YAZI DİZİSİ; EMPERYALİZMİN ERMENİ SOYKIRIMI YALANI

0

 

Ermeni Lobisi’nin her yıl 24 Nisan’da dünya kamuoyunu kabule zorladıkları Sözde Ermeni Soykırımı İddiaları’nın kaynakları incelendiğinde tamamen hukuki dayanaktan ve tarihi  gerçeklerden uzak oldukları çok açık bir şekilde görülebilir.

Birinci Dünya Savaşı’nda İngiltere’nin Amerika’yı kendi yanlarında savaşa sokabilmek için uydurdukları asılsız bir propaganda kampanyası ile başlayan bu yalanı, Almanya’da kendi müttefiki olan Osmanlı Devleti’ni içten çökertmek için devam ettirmiştir. İngiliz ve Alman İstihbarat servisleri tarafından bilinçli bir şekilde başlatılan bu yalan günümüzde de Ermeni Lobisince hız kesmeden devam ettirilmektedir.

Ermeni Lobisi’nin Türkiye aleyhinde yaptıkları propaganda çalışmalarında kullandıkları pek çok kaynak bulunmaktadır. Ancak bunların içlerinde bazıları çok ön plana çıkmaktadır. Hepimizin bildiği gibi bunlardan en önemlisi Mavi Kitap’tır.

Mavi Kitap (Blue Book) İNGİLİZ Parlamentosu onayıyla 1916 yılında Wellington House, yani Savaş Propaganda Bürosu tarafından diplomat James Bryce ile tarihçi Arnold Toynee tarafından Londra’da yayımlanmıştır. Bu iki kitaptan oluşmaktadır.

Kitaplardan birincisi Almanlar aleyhine yazılan ve Belçika cephesinde Almanların kadınların göğüslerini kestiğini, insanları öldürüp sabun yaptıklarını anlatıyor ve ‘Alman Mezalimi’ başlığını taşıyordu. İkincisi ise ‘Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermenilere Muamele’ adlı kitaptı. Kitapların amacı, ABD’yi Birinci Dünya Savaşı’na girmeye kışkırtmaktı.

  Kitabın Osmanlı Devleti’ne yönelik olarak hazırlanan ‘Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermenilere Muamele’ isimli kısmında; son derece asılsız ve tamamen propaganda amaçlı bir içerik oluşturulmuştur. Tehcir (zorla göç ettirme) sırasında Osmanlı topraklarında yaşayan 1 milyon 800 bin Ermeni’den üçte birinin katledildiğini ifade edilerek, 150 tanığın ağzından tehcir sırasında yaşanılan olaylara yer verilmiştir.

Ancak daha sonra, bu tanıkların Ermeni Taşnaksityun Partisi üyeleri oldukları ortaya çıktı. Toynbee, kitabıyla aynı günlerde The Times’da yayımlanan bir makelesinde Türkler’i ‘acımasız’ ‘vicdansız bir zorba, ‘gerçek bir barbar’ olarak suçlamış, tüm dünyayı yakıp yıkmakla itham etmiştir.

Tamamen savaş propagandasına yönelik olarak hazırlanmış olan bu kitabın içeriği Amerikan misyoner raporlarına dayanmaktadır. Kitap, Lord Bryce’ın değişik makamlarla yaptığı birkaç yazışma, bir harita, önsöz ve editörden muhtıra bölümlerinin bulunduğu 8 kısımdan oluşmaktadır. Kitap, toplam 150 adet mektup içermektedir. Kısa bir Ermeni Tarihi’nin yanı sıra son kısımdaki yedi ek ile kitabın muhtevası zenginleştirilmiştir.

Bu Kitap 2000 yılında Genel Direktörlüğünü Ara Sarafyan’ın yaptığı Gomidas Enstitüsü tarafından yeniden yayımlanmıştır.  Fakat kitabın bu baskısında, 1916 yılı baskısında yer almayan kişi ve yer isimleri konulmuştur.  Bu durum karşısında, Türkiye sessiz kalmayarak tepki gösterdi. Kitapta yer alan iddialar için, “Kitabın savaş sırasındaki tüm İngiliz vahşet propaganda etkinlikleri gibi uydurma ve yarı uydurma veya tarafgir rapor ve algılamalar üzerine bina edilmiş bir aldatmaca” olduğunu dile getirmiştir.

Ermeni Lobisi tarafından “Sözde Ermeni Soykırım Yalanlarına” kaynak olarak gösterdikleri kitaplardan ikincisi Amerika Birleşik Devletleri’nin İstanbul Büyükelçisi olarak görev yapmış olan Morgenthau’nun, “Büyükelçi Morgenthau’nun Hikâyesi- Ambassador Morgenthau’s Story” adlı eseridir.

1915 olaylarını bir soykırım olarak niteleyen kaynakların tamamı 1916 yılında ABD’nde ilk önce gazetelerde yayınlanan ve daha sonra 1918 yılında “Büyükelçi Morgenthau’nun Hikâyesi” ismiyle kitaplaştırılan bu eserden çoğunlukla bahsetmektedir.

Aslen Bavyeralı Yahudi bir aileden gelen Henry Morgenthau, İstanbul’da Büyükelçi olarak 27 Kasım 1913’ten Şubat 1916’ya kadar 26 ay süreyle görev yaparak Amerika Birleşik Devletleri’ne dönmüştür. Birinci Dünya Savaşı yıllarında Osmanlı ülkesinde bulunan İngiliz ve Fransız vatandaşlarının ve mallarının korunması ve bu ülkeden haber alınması ile ilgili olarak çalışmıştır.

Osmanlı ülkesinde Birinci Dünya Savaşı yıllarında Ermenilere yapılan kötü muameleden, bunun bir imha politikası olduğundan, Türk idarecilerinin kötü yönetimlerinden bahseden ve onlara hakaretleri içeren bölümlerden oluşan Morgenthau’nun anıları, elçilik görevinin bitmesinden iki yıl sonra yazıldı ve onun diplomasi alanındaki çalışmalarını ele aldı.

1920’lerde Amerikan kamuoyunun belirgin özelliklerinden biri haline gelen ve günümüzde de uzantıları gözlenebilen güçlü bir Türk aleyhtarlığının temel taşlarından biri olan kitap, İttihat ve Terakki Hükümeti’nin Birinci Dünya Savaşı’nı bahane ederek Ermeni azınlığına karşı planlı bir soykırım uyguladığı inancının ana çıkış noktalarından biri olmuştur.

Morgenthau, Woodrow Wilson’a yazdığı 26 Kasım 1917 tarihli mektupta, bir kitap yazma fikrinden ve bunun sebep ve amaçlarından bahsetmekte ve teklifini, kendi görüşleriyle birlikte, Başkanın onayına sunmaktadır. Tüm amacının, hükümetin savaş politikasına kamuoyu nezdinde destek kazandıracak Alman ve Türk aleyhtarı bir propaganda kitabı yazarak, Amerika Birleşik Devletleri’nin savaş gayretlerine katkıda bulunmak olduğunu ifade etmektedir.

Ayrıca o, Amerikan halkının savaşa karşı duyarsızlığından dolayı hayal kırıklığına uğradığını bu sebeple Alman ve Osmanlı aleyhtarlığının bu halkı savaşa istekli hale getireceğini söylemektedir.

Ermeni Lobisi tarafından “Sözde Ermeni Soykırım Yalanlarına” kaynak olarak gösterdikleri kitaplardan üçüncüsü, Avusturya asıllı Alman misyonerlerinden Johannes Lepsius’un kaleme aldığı ve savaş sonrasında Ermenileri kazanmayı hedefleyen Almanya ve Ermeniler-Deutchland und Armenien adlı kitaptır.

Ermeniler hakkında yazdığı kitapları; Batı kamuoyunu büyük bir tarihi yanılgıya düşüren ve bugün Batıdaki birçok soykırım içerikli kitaba kaynak oluşturan Dr. Johannes Lepsius, Türkiye’deki Alman misyonerleri arasında ilk sırayı yer almaktadır.

Hem Alman Ermeni Cemiyeti (Deutsch- Armenische Ge-sellschaft) hem de Alman Doğu Misyonu (Deutsche Orient-Mission)’nun yöneticisi olan Lepsius’un kitabı tamamen kendi düşünce ve yorumlarından oluşmakta ve Ermeniler’in soykırıma uğradığına yönelik herhangi bir belgeye dayanmamaktadır.

Önsözünden başlayarak asılsız iddialarda bulunan ve bu iddialarını belgelendirme gereksinimi duymayan Lepsius, Türkiye ve Türkler hakkında oldukça ağır ithamlarda bulunmaktadır. İngilizce ve Fransızca’ya da çevrilen kitabın daha önsözünden, yazarın, konuya yaklaşımının kasıtlı olduğu ve tarihi gerçeklerin çarpıtıldığı, asılsız ve inanılması güç bir takım söylentilere yer verildiği kolaylıkla anlaşılabilir.

Lepsius, bu Ermeni korumacılığını o kadar ileri bir seviyeye taşımıştır ki Alman Dışişleri tarafından da “Almanya’nın Kafkaslar’daki çıkarını unuttu” diye eleştirilmiştir.

Ermeni Lobisi tarafından “Sözde Ermeni Soykırım Yalanlarına” kaynak olarak gösterdikleri bir diğer Alman Max Ervin Schaubner-Richter’dir. Yazmış olduğu raporların acısını, bugün dahi çektiğimiz Max Ervin, sözde diplomat statüsüyle Erzurum’daki Alman Konsolosluğunda göreve başlamış ve kendisini “Peynir Tüccarı” olarak tanıtmıştır. Bu görevi süresince Ermeni cemaati ve Kürt aşiret reisleri ile yakın ilişki içerisinde olmuştur. 1914- 1918 yılları arasında Ermenileri, Kürtlere karşı, Kürtleri de Ermenilere karşı kışkırtmakla görevlendirilmişti.

Ermeniler ve Kürtler, Max Ervin’in kışkırtıcı faaliyetleri sonucunda birbirleriyle savaşmışlar ve yüzyıllardır barış içerisinde yaşamış bu iki toplum kırım ve kıyıma uğramıştır. Ajan-provokatör Max Ervin bununla da yetinmeyerek, 1918 yılı içinde; Erzurum, Samsun ve İstanbul’dan çekmiş olduğu şifreli 57 telgrafla “Türklerin, Ermenileri kestikleri ve 1.000.000 Ermeni’yi öldürdükleri” yalanını uydurmuştu.

Max Ervin, savaştan yenik çıkan Alman ordusundan terhis edilince, General Ludendorff’un yaveri olmuştur. Daha sonra Ludendorff’u, Adolf Hitler ile tanıştırmış ve günümüzde yürütülen, anti-Türk propagandasında kullanılan ve Ermeni lobisince Hitler’e mal edilen “Türkler Ermenileri kestiler, bunu anımsamayan var mı ki Yahudiler yok edilirse anımsansınlar?” sözlerini gerçekte Max Ervin söylemiş ve yazmıştır.

Ermeni Lobisi tarafından “Sözde Ermeni Soykırım Yalanlarına” kaynak olarak gösterdikleri kitaplardan en önde gelenlerden bir diğeri de Şeyh Faiz el Ghasem’in 1916 yılında yazdığı ve 1917 yılında İsviçre’de basılan kitapçıktır.

Şeyh Faiz el Ghasem, Osmanlı eğitimi almış ve Harput’ta üç yıl kaymakamlık yapmıştır. Daha sonra hakkında açılan bir soruşturma nedeniyle Lübnan’a kaçmış ve burada İngilizler tarafından Osmanlı Devleti’ni yıkmak amacıyla kurdurulmuş olan Osmanlı karşıtı gizli Arap örgütleri ile temas kurmuştur.

Arap Milliyetçiliği yapan ve Hilafetin kaldırılması veya İngiltere’ye verilmesi için çalışan Al-Fatat, Al- Ahd ve Kahtaniye isimli üç gizli örgütün üst ortak konseyine girmiştir.  Burada bu örgütlerin yapmış olduğu yalan ve bozguncu faaliyetler ile casusluk hizmetlerine iştirak etmiştir.

Daha sonra Türkiye’ye döndüğünde yakalanmış ve Diyarbakır’da yargılanmıştır. Cezaevinden çıktıktan sonra önce Suriye’ye oradan da İngilizler tarafından Bonbay’a kaçırılmıştır.

Şeyh Faiz el Ghasem para karşılığında 1916 yılında yazdığı ve 1917 yılında İsviçre’de basılan kitapçıkta; “Osmanlı Devleti’nin 1,5 milyon Ermeni’yi öldürdüğü” yalanını uydurmuştur. İşte günümüzde Ermeni Lobisince kullanılan ve Sözde Ermeni Soykırımı propagandalarına temel teşkil eden, en önemli kaynak olarak gösterilen kitap budur.

Şeyh Faiz el Ghasem tarafından yazılan kitapçık, 1917 yılında İsviçre’de; İngilizce, Almanca ve Fransızca olarak yüz binlerce basılıp dağıtılmıştır. “Osmanlı bir şeyh, Osmanlıların, Ermenileri öldürdüklerini ifşa etti” diye tanıtılmış ve yaygın bir propaganda malzemesi olarak kullanılmıştır.

Sonuç olarak Ermeni Lobisi tarafından “Sözde Ermeni Soykırım Yalanlarına” kaynak olarak gösterilen tüm bu kişilerin eserlerinin kesiştiği ortak nokta; hepsinin Osmanlı Devleti’ni parçalamaya yönelik olması ve tarihi gerçeklerden uzak, uydurma ve yarı uydurma veya tarafgir rapor ve algılamalar üzerine bina edilmiş bir aldatmaca propaganda malzemesi olarak istihbarat örgütlerince servis edilmesidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here